Alışkanlıkların Kadarsın…



Hayat 20’li yaşlara gelene kadar, genellikle öğrenim ile geçtiği için insan alışkanlıklarını fark edemiyor. Ama belli bir yaşa geldikten sonra iş, ilişki, evlilik ve çocuk sahibi olmak gibi deneyimlerle birlikte ister istemez belli bir rutine alışıyor. Bu rutin içerisinde ise, günlük telaşesi ve koşuşturmalarından insan nasıl yaşadığını pek de analiz etme fırsatı bulamıyor. Bu yazıda özellikle rutinlerinize ve alışkanlıklarınıza dikkat çekmek istiyorum.
 
Kendine şu soruları sormanı istiyorum;
 
– Beslenme rutinim nasıl?
– Uyku rutinim nasıl?
– Spor ve egzersiz rutinim var mı? Varsa nasıl?
– Hobi ve eğlence rutinlerim nasıl?
– Sosyal ilişki rutinlerim nasıl?
– Kitap okuma rutinim nasıl?
 
 
Bu sorular daha da uzatılabilir ama genellikle herkesin hayatında yer alan belli başlı olan rutinlere dikkat çekmek istedim. Neden mi?
 
Bu soruyu işin psikolojik tarafından ve hayatımıza etkisinden önce biyolojik olarak açıklamak istiyorum. Beynimizdeki her sinir hücresinin arasında yüzlerce, hatta binlerce bağlantı bulunmaktadır. Ve insan tekrarla öğrenen bir varlık olduğu için her gün yaptığımız eylemler sonrasında daha fazla sinir bağlantısı kurulmaktadır. Bir eylem düzenli ya da aralıklı olarak ortalama 40-60 kez tekrar edildiğinde ise artık o eylemin sinirsel bağlantı ağı daha kalın ve kalıcı olarak kurulmaktadır. Bu yüzden insan istemese bile otomatik olarak bu eylemi yerine getirmektedir ve sonunda ALIŞKANLIK ortaya çıkmaktadır. Tabi alışkanlığın ortaya çıkmasında o eylemden zevk alma ve tekrarlama dürtüsünün bulunması da yer alır. Ama zaten insan da genelde zevk aldığı şeyleri tekrar eder. 
 
Peki günlük rutinimize eklemek istediğimiz, bize faydalı olacaklarını düşünmemize rağmen yerine getirirken zorlandığımız eylemleri de alışkanlık haline getirebilir miyiz? 
 
Kesinlikle. Yeter ki sinir ağının kurulması için bir süre devamlılık sağlansın. Bir süreden sonra zaten o eylemler alışkanlık halini alacak ve bizler için nefes almak kadar doğal bir hale gelecektir. 
 
Değişiklik için ilk olarak alışkanlıkların doğasını kavramamız gerekiyor. Alışkanlık deyince herkesin aklına sigara, alkol vs. gibi daha fiziksel ve insana zarar veren alışkanlıklar geliyor. Oysa sadece bu maddeleri kullanan kişiler değil aslında hepimiz hayatı rutinlerin ve alışkanlıkların döngüsünde yaşıyoruz. Neredeyse gün boyunca yapılan her eylem (her gün yeni bir şeyler öğrenebileceğin bir tarzda değilse) rutin ve alışkanlıkların çerçevesinde ilerler.
 
Yemek ile ilgili bir örnek vermek gerekirse, neden herkes her yemeği sevmez? Çünkü çocukluktan itibaren yenilen gıdalar ile yeme alışkanlığı şekillenmekte olup, herkes her gıdayı tüketememektedir. Ve bu şekillenme günden güne devam etmektedir. Örneğin Türkiye’de değil de Uzak Doğu’da bir ülkede doğup yetişmiş olsaydık, şu anda o topraklara gittiğimizde bizlere garip ve bazen mide bulandırıcı gelen böcek/ türlü deniz canlısını afiyetle seve seve yerdik. İşte yemekten tutun da uyku gibi 24 saatlik bir günde yapılan çoğu eylem, yaşanılan hayatla şekillendirilen alışkanlıklar çerçevesinde yaşanıyor.
 
Peki bu noktada neler yapılabilir?
 
Alışkanlıklar, kişiye ve onun sağlığına hizmet edecek şekilde şekillendirilebilir. Öncelikle sen nasıl bir hayat yaşamak istiyorsun? Bu hayatı yaşarken, nasıl birisi olmak istiyorsun?
 
Biliyorum ki bir rutin oluşturmak ve onu sürekli kılarak birçok kişi için zorlayıcı bir süreç. Bunun için sevdiklerinden destek alabilirsin. Ya da alışkanlık kazanmak istediğin davranış ve tutum için kendine hedef bir süre belirleyerek, o süreyi tamamladıktan sonra kendini ödüllendirebilirsin.
 
Tabi bir de kötü alışkanlıkların bırakılma konusu var ki, o konuda başarı için uygulanabilir en kolay yöntem yerine bir şey koymaktır. Yani kişi, her o davranışı yapmak istediğinde onun yerine yapabileceğin zevkli bir davranış bulmalı. (Genelde insanlar bunun için bir şeyler atıştırmayı tercih ediyor ama tavsiye etmem). Ama baktın bu strateji işe yaramıyor ve tek başına mücadele edemiyorsun, bir uzmandan destek almayı ya da hipnoterapi gibi telkin tedavilerini öneririm. Çünkü bir alışkanlık beyinde sadece kendisi ile değil, birçok yan duygu ve davranış ile kodlandığı için hepsini bir arada temizlemek gerekir.
 
Bu arada bir şeyi alışkanlık haline getirmek için nasıl bir süre düzenli olarak onu uygulaman gerekirse, aynı şekilde sinir hücrelerinin arasındaki bağlantıyı zayıflatmak ve tamamen koparmak içinse o davranışı uzun bir süre tekrar etmemen gerekir. Hatta bu süre davranışı edinmekten daha uzun olabilir. Örneğin bir kişinin madde bağımlılığını bırakmış sayılmaması için en az 1 yıl tüketmemiş olması gerekir.
 
Bak bakalım senin hayatında rutinlerin ve alışkanlıkların neler? Gördükten sonra eminim artık gereğini yapacaksındır. Sadece kendine lütfen zaman tanı…
 
Yoga pratiğinde de ilerlemek ve derinleşmek istiyorsan aynı yolu izleyebilirsin. Her gün düzenli asana nefes ve meditasyon çalışmaları yaptıkça, gün geçtikçe pratiklerin rahatladığını ve daha derinlere gidebildiğini görebileceksin.
 
Sevgilerimle